Görme Engelliler


Duyurular

15 TEMMUZ 2016 Bu öyle lanetli bir geceydi ki; 15 Temmuz akşamı sırtlanların inlerinden çıktığı, sürü halinde milletin üstüne çöktüğü kan ve gözyaşını millete reva gördüğü anlar olarak tarihteki yerini aldı. Tüm yurdun üzerine kâbus gibi çökmeyi planlayanlar milletin, Türk milletinin ne olduğundan dahi habersizdi. Zannettikleri şey Türk milletinin korkak olduğu idi ki en büyük hataları bu oldu. Saatler içinde meydanlar geniş halk kitleleri tarafından doldurulmuştu. Şehit olacaklarını bilmelerine rağmen ne tanklardan ne de keskin nişancılardan kaçtılar. Koşarak gittiler sırtlan sürüsünün üstüne. Tereddüt etmediler. Çünkü onlar Türk milletiydi, zor zamanlarda ortaya çıkar, üzerine düşeni yapar ya şehit ya gazi olur ama vatan toprağını sahipsiz bırakmazdı. Kim bu kahramanlar, ölmezler yoluna adlarını yazdıranlar. ÖLMEZLER YOLUNDA BİR EKSİK VAR Genelkurmay Başkanlığı’nda bir Ölmezler Yolu vardır. Orada Türk tarihinin önemli kırılma noktalarına imza atarak adlarını ölümsüzleştirmiş askerlerin ve devlet adamlarının büstleri bulunur. Gelecek kuşaklara bırakılacak bir derstir. Yeri geldiğinde insan omuzlarının, o koca tarihi nasıl sırtlandığını yeni nesillere unutturmamak içindir. Ve orada bir kişi, bir millet fedaisi eksiktir. Ömer HALİSDEMİR Astsubay Ömer HALİSDEMİR, tarihini borçlu olduğu atalarına layık olmuştur. Kuşkusuz çok sayıda subay, astsubay ve asker Amerikancı FETÖ kalkışmasına karşı koydu, ama onun eylemi Türkiye’nin kaderini değiştirdi.   SON NÖBET Seçilmiş 10 kişi tarafından tutulan Kuvvet Koruma Astsubaylığı nöbeti 15 Temmuz gecesi Ömer’indi. Nöbeti devraldığında bunun en son ve en şanlı nöbeti olacağını kendisi de bilmiyordu.   Zekai Aksakallı Paşa’nın en güvendiği silah arkadaşlarından biriydi. Zekai Paşa birlikteki hareketliliğin ve Diyarbakır’dan gelmek üzere havalanan helikopterin bir darbenin en önemli adımları olduğunu öğrenmişti. Onu da ortadan kaldırmaya çalışmış, aracına saldırmışlardı, ama takibi atlatmıştı.   Hemen Ömer Astsubayı aradı. Durumu anlattı ve son derece cesur bir emir verdi. Karargâh ne pahasına olursa olsun korunacak, girmeye çalışan kim olursa olsun vurulacaktı.   Ömer’in aldığı emirlerin içinde sonucu en kesin olan buydu. Attığı her adımda şehit olacağını biliyordu, ama tereddüt bile etmedi.   HASAN TAHSİN GİBİ TEK BAŞINA   Karargâhın girişine yöneldi.   Helikopterin gelişini ve grubun karargâha doğru yaklaşmasını bekledi.   Karşısında vatana ihanet halinde bir general ve gözleri hurafelerle kapanmış eski silah arkadaşları vardı. Hepsi tepeden tırnağa silahlıydı ve öldürmeye azmetmişlerdi…   Ömer, tek başınaydı.   Tek silahı belindeki tabancasıydı…   O, bedenini kapı yapmıştı artık Özel Kuvvetlere, aşılamazdı. “Komutanım emir var, giremezsiniz” dedi ama karşısındakiler laftan anlayacak gibi değildi. Silahlarına davrandılar.   Ve o anda…   Kimse ne olduğunu anlayamadan, üç el silah sesi duyuldu.   “Artık komuta bende” diyerek karargâha girmek isteyen Semih Terzi bir başından, iki de göğsünden aldığı üç ölümcül yarayla yığıldığında, aslında yerle bir olan Amerikan işgal planlarıydı.   MİLLET FEDAİLERİ   O, bu kurşun yaralarını alırken komutanı Zekai AKSAKALLI vatansever silah arkadaşlarını topluyordu evlerinden. Herkes, tabanca, av tüfeği ne bulursa kaptı koştu. İrfanlı’dan gelen timle birlikte karargâhı geri almak için saatlerce çatıştılar.   Sabah saatlerinde isyancılardan sekiz kişiyi öldürüp, diğerlerini de sağ ele geçirerek birliğe girdiklerinde Zekai Aksakallı bütün heybetiyle karargâhın girişinde yerde yatan Ömer astsubayın yanına gitti. Silah arkadaşının, kanıyla kırmızıya boyadığı betonun üzerinde yatan cansız bedenini kucaklayıp öptü. Ona bir söz verdi. O sözü sadece oradakiler duydu.    METİN DOĞAN   15 Temmuz darbe girişiminin olduğu gün gördüğü manzara karşısında darbeci askerlere ´Ben Türk askeriyim, siz kimin askerisiniz?´ diyen Metin DOĞAN, kendisini dinlemeyen askerlerin tankı hareket ettirmesi sonucu kendini tankın paletlerinin altına attı.   SABRİ ÜNAL 15 Temmuz ihanet girişiminin olduğu gün tanklara taşla meydan okuyan Sabri ÜNAL, iki tankın altında kaldı ama hayatta kalmayı başardı. Tarihe iki tankın ezemediği kahraman Türk neferi olarak o da geçti.   DANYAL ŞİMŞEK   Kirli oyunu görüp vatan müdafaası için meydanlara inen bir başka ölümsüz kahraman Danyal ŞİMŞEK 15 Temmuz günü üzerindeki bütün varlığı olan elbiselerini milletin huzur ve güveni için tankın egzozunu kapatmak için kullandı   Şerife BOZ (Nene Hatun)   Darbe girişimi gecesi yaşadıklarını anlatan ev hanımı Safiye Bayat, normalde menüsküs nedeniyle yürüyemediğini, Allah’ın verdiği güç ile tankların önüne geçtiğinde askerin yanağına silah dayadığını belirterek, “Yanağıma silahını dayadı. Havaya ateş açtı. Kıvılcım parçalarının başörtümün üzerinden döküldüğünü hissettim. ‘Beni bunla mı korkutuyorsun’ dedim. Elimi kolumu sallamaya başladım. Elimdeki telefonu çekti, fırlattı. ‘Dedim bunların gözü dönmüş, Bunlar öldürebileceklerini öldürürler, sonra bunları alır bizimkiler’ dedim” diye konuştu Şerife Boz’un kamyonla Taksim´i fethettiği akşam yan koltuğunda oturan Semra TUTAR, ayağından rahatsız. Bu sebeple kapısının önünde kutlamalara katılmış. Şerife Boz’un kamyona bindiğini görüp hiç düşünmeden yanına geçen TUTAR, “Rahat ve refah içinde tehlikesiz olarak yaşamak için sokaklardaydık. Bizim gibi vatan ve millet aşkıyla herkes oradaydı" diyor. Polisin meydana girmelerine izin verdiğini ve istediğiniz gibi davranabilirsiniz dediğini belirten TUTAR, halk tarafından çok güzel karşılandıklarını söylüyor.   BARIŞ DEDEBAĞI   FETÖ ´nün darbe girişimi sonrası halkın meydanlara inmesi ile büyük bir direniş ve büyük bir destan yazıldı. Darbeci askerlerin rütbesini söken ve sorgulama görüntüleri ile kahraman olan Binbaşı Barış DEDEBAĞI Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Komutanlığı’na sızıp 200 tankı çıkarmaya çalışan FETÖ ´cü terörist Tuğgeneral Ahmet Bircan KIRKER ve teröristleri derdest eden kahraman Binbaşı

Devamı...